Halley Kuyruklu Yıldızı’nın tozu olan Orionidler atmosfere saniyede 66 km hızla giriyor ve 21–22 Ekim gecesi ideal koşullarda saatte 10–20 meteorla zirve yapıyor. Zirve gecesi Ay Viyana’da 02:45, İstanbul’da 03:00 civarı batıyor; en iyi saatler şafaktan hemen önce, öncesindeki geceler ise daha karanlık. Bir dakikalık videomuzu izle, kendi konumun için geri sayımı kullan.
Avcı Ayı 26 Ekim’de 04:12 UTC’de dolunay oluyor. Bu günlerde Ay, Viyana’da her akşam olağan 50 dakika yerine yalnızca 16–23 dakika geç doğuyor; böylece parlak ay ışığı birkaç gece üst üste gün batımını izliyor. Ortalamadan biraz da yakın, yaklaşık 369 bin km; Orta Avrupa’da 25 Ekim’de saatler geri alındığı için saate göre bir saat erken doğuyor. Bir dakikalık videomuzu izle; doğu-kuzeydoğuda alçağa bak.
Dünya, Cadılar Bayramı ateş topları diye bilinen parlak ve yavaş meteorların kaynağı olan Taurid enkaz akıntısına giriyor. İki yağmur üst üste biniyor: Güney Tauridler (2P/Encke kuyruklu yıldızından; 20 Eylül–20 Kasım arası aktif, zirve 4–5 Kasım) ve Kuzey Tauridler (2004 TG10 asteroidinden; 20 Ekim–10 Aralık arası aktif, zirve 11–12 Kasım, 9 Kasım yeni ayından hemen sonra). Her biri saatte yalnızca 5 kadar meteor veriyor ama bunların önemli bir kısmı ateş topu; NASA’nın tüm gökyüzü kameraları 18 Ekim’de bile Taurid yakaladı. 2026 için yoğun bir “sürü yılı” beklenmiyor. Bizim yorumumuz: akşamları Ülker’in yakınında, Boğa takımyıldızına doğru bak ve sabırlı ol.
4–5.11Güney Tauridler zirve
11–12.11Kuzey Tauridler zirve, 9 Kasım yeni aydan sonra
~5/saher biri için saatte meteor; ama çoğu parlak ve yavaş
Karanlık evreni haritalamak için yapılan ESA teleskobu Euclid ilk yeni kuyruklu yıldızını keşfetti. Helsinki Üniversitesi’nden Mikko Pöntinen, onu 16–24 Eylül’de çekilen Euclid Deep Field North görüntülerinde soluk bir iz olarak fark etti; Minor Planet Center 8 Ekim’de kuyruklu yıldız olduğunu doğruladı. C/2026 S1 (Euclid), Dünya’dan yaklaşık 1,3 milyar km uzakta, Jüpiter ile Satürn’ün yörüngeleri arasında ama gezegenlerin düzleminin epey üstünde ve binlerce yıl süren bir yörüngede. Bizim yorumumuz: galaksiler için tasarlanan bir tarama, karelerinde Güneş Sistemi’ni de bulmaya devam ediyor.
C/2026 S1adı: kuyruklu yıldız (Euclid)
1,3 mlrd kmDünya’dan uzaklık, Jüpiter ile Satürn arasında
JAXA’nın Martian Moons eXploration aracı 19 Ekim’de 19:41:03 UTC’de (Türkiye saatiyle 22:41) H3’ün 10. uçuşuyla Tanegaşima’dan kalktı. JAXA’ya göre yaklaşık 71 dakika sonra araç roketten ayrıldı ve planlanan yörüngeye ulaştı. MMX’in Ağustos 2027’de Mars’a varması, yaklaşık üç yıl Mars çevresinde kalması ve Phobos’a iki kez inmesi bekleniyor; küçük Fransız–Alman Idefix gezgini 2028 sonu ya da 2029 başında yüzeye indirilecek. Kasım 2030’da Dünya’ya dönüşe geçecek; planlanan 10 gram Phobos örneğini taşıyan kapsülün 2031’de Avustralya’ya inmesi hedefleniyor. Bizim yorumumuz: başarırsa bu, bir Mars uydusundan alınan ilk örnek olacak; Rusya’nın Phobos-Grunt’ı 2011’de Dünya yörüngesinden bile çıkamamıştı.
Çok paylaşılan bir gönderi, Webb’in boş uzaydan “gizemli bir sinyal” yakaladığını söylüyor. Özü doğru: Hubble Ultra Derin Alan’da Webb’in NIRSpec cihazı, ne Hubble ne de Webb görüntülerinde hiçbir şey görünmeyen bir noktadan, 1,6 mikrometre civarında tek bir kızılötesi salma çizgisi kaydetti. Çizgi Ağustos ve Kasım 2023’te, 88 gün arayla göründü; Ekim 2022 verisinde yok. Uzak bir galaksi, süpernova ya da kara deliğin parçaladığı bir yıldız tam uymuyor. Bizim yorumumuz: gerçek ve açıklanamamış, ama bir mesaj değil.
Viral bir paylaşım, galaksimizin kara deliği Sagittarius A*’ı “tamamen görünmez” diye tanımlıyor. Ufkunun içinden ışık kaçmıyor, ama etkilerini görüyoruz: 4,3 milyon Güneş kütlesinin çevresinde dolanan yıldızlar ve 2022’de görüntülenen gölgesi. Paylaşımın asıl sorusu gerçek. 1976’da Stephen Hawking, buharlaşan kara deliklerin bilgiyi sileceğini savundu; kuantum mekaniği buna izin vermez. 2019’dan beri basitleştirilmiş kuramsal modeller bilginin çıkabileceğini gösteriyor, ama bu sınanmış değil ve nasıl olduğu bilinmiyor. Gözlemlediklerimizle hesapladıklarımızı ayırdık.
Betelgeuse yeniden sönükleşmeye başlayınca okurlarımız Avcı’nın iki süperdevinden hangisinin önce süpernova olacağını sordu. Betelgeuse, Güneş’ten yaklaşık 750 kat geniş ve yaklaşık 550 ışık yılı uzaklıkta bir kırmızı süperdev; Rigel ise yaklaşık 74 kat geniş, 18–24 Güneş kütlesinde ve yaklaşık 850 ışık yılı uzaklıkta bir mavi süperdev. Rigel’in titreşimleri onun daha önce kırmızı süperdev olmuş olabileceğine işaret ediyor, kimyası ise hâlâ yolda olduğunu söylüyor; parlaklık tahminleri de 61.500 ile 363.000 Güneş arasında değişiyor. Bizim yorumumuz: kazananı henüz kimse söyleyemez, ikisi de güvenli uzaklıkta.
750 vs 74kat Güneş yarıçapı
550 / 850ışık yılı uzaklık
≈ 160 lybir süpernovanın Dünya’ya zarar vermesi için en fazla uzaklık
Avcı’nın kırmızı omzu Betelgeuse, Ağustos 2026’dan bu yana yaklaşık 0,5 kadirden 0,95 kadire indi; bu, altı yılı aşkın sürede gördüğü en güçlü düşüş. STELLA teleskobunun tayfları iç atmosferinin daha hızlı içe çöktüğünü gösteriyor; bu yıldızın doğal nabız atışının bir parçası. 2019–2020’deki gibi toz oluşturan bir gaz püskürmesi işareti henüz yok, modeller de süpernovayı 100.000 yıldan daha uzakta görüyor. Bizim yorumumuz: şafaktan önce onu Aldebaran ile karşılaştır, şu an neredeyse aynı parlaklıkta.
NASA’nın tüm gökyüzünü haritalayan SPHEREx teleskobu, 7 ile 100 ışık yılı uzaklıktaki 33 kahverengi cücenin, yani gerçek yıldızlar gibi hidrojen yakamayacak kadar küçük cisimlerin ayrıntılı kızılötesi tayfını çıkardı. Caltech ve JPL’den Zafar Rustamkulov liderliğindeki ekip, 0,75 ile 5 mikron arasındaki 102 renk kanalında su buharı, metan ve karbon monoksit gördü; bu cisimler yaklaşık 1.000 K’nin altına soğudukça karbonun karbon monoksitten metana geçişini izledi. Önde gelen beş atmosfer modelinin hiçbiri tüm ayrıntılarla örtüşmedi; bazıları boyutları yüzde 20 ila 50 yanlış tahmin etti. Çalışma The Astrophysical Journal Letters’ta yayımlandı. Bizim yorumumuz: SPHEREx’in taraması yakında binlercesini daha ekleyecek; bu, soğuk dev gezegenleri anlamak için de bir hazine.
Samanyolu’nun düzleminin neredeyse tam arkasında saklanan, müzikteki sol anahtarına benzeyen bir radyo yapısının bir gökada kümesinin içinde olduğunu NASA’nın Chandra’sı ve Alman-Rus eROSITA teleskobu, milyonlarca derecelik gazını saptayarak gösterdi. Küme aslında birkaç yüz milyon yıl önce kafa kafaya çarpışmış iki küme. İtalya’nın INAF enstitüsünden Andrea Botteon liderliğindeki ekip Astronomy & Astrophysics’te yayımladığı çalışmada, merkezdeki bir kara deliğin eski bir patlamasının bölgeyi önce sönükleşen hızlı parçacıklarla doldurduğunu, çarpışmanın ise bunları sıkıştırıp yeniden enerji yükleyerek LOFAR radyo görüntülerinde tekrar parlattığını söylüyor. Bizim yorumumuz: anahtar şekli tamamen tesadüf, ama fizik iki perdelik güzel bir hikâye.
NASA’nın ayrıntılı analizi, Artemis II’nin dört astronotu 10 Nisan 2026’da Ay’dan dönerken Orion’un ısı kalkanının beklendiği gibi çalıştığını doğruluyor. Ses hızının 39 katıyla ve dışarıda 2.200 °C’yi aşan sıcaklıkta atmosfere giren kalkanda, değiştirilen dönüş rotası sayesinde insansız Artemis I’deki 103 noktaya karşılık yalnızca dokuz kömürleşme kaybı noktası görüldü. Kabin yaklaşık 24 °C’de kaldı. Daha homojen Avcoat bloklu Artemis III ısı kalkanı şimdiden takıldı; ESA’dan Luca Parmitano’nun da bulunduğu bu ekip gelecek yıl Dünya yörüngesine uçacak, Ay’a inişler ise 2028’de Artemis IV ile başlayacak. Bizim yorumumuz: Orion hakkındaki en büyük teknik soru işareti artık kalktı.
9 vs 103kömürleşme kaybı noktası: Artemis II’ye karşı Artemis I
İki yıllık yolculuğun ardından ESA’nın Hera aracı Kasım 2026’da çift asteroit Didymos ve 151 metrelik uydusu Dimorphos ile buluşacak. Böylece NASA’nın 2022’de saniyede 6,6 km hızla çarpan ve Dimorphos’un 11 saat 55 dakikalık yörüngesini yaklaşık 32 dakika kısaltan DART aracının bıraktığı krater ve değişen yüzey ilk kez yakından görülecek. Hera varıştan kısa süre sonra iki küp uydu bırakacak: Lüksemburg’da yapılan Juventas asteroitlerin içini inceleyecek ve Dimorphos’a konabilir; Torino’da yapılan Milani ise tozlarını araştıracak. Bizim yorumumuz: DART’ı tek atışlık bir denemeden gerçek bir gezegen savunması testine çeviren adım bu.
Nov 2026Didymos ve Dimorphos ile buluşma
−32 minDART çarpışmasından sonra Dimorphos’un yörüngesi
SpaceX, NASA’nın CRS-35 kargo görevini 13 Ekim 2026’da 06:35 EDT’de ISS’e fırlattığında karanlık gökyüzüne dev, parlayan bir “denizanası” yayıldı. Fırlatma gün doğumundan 47 dakika önceydi: hesabımıza göre Güneş ufkun 10,5° altındaydı; yer karanlıktı ama yaklaşık 110 km’nin üstündeki her şey güneş ışığındaydı, egzoz da ışığa çıkıp seyrek havada genişleyince parladı. Dragon, son iROSA güneş panelleri dahil yaklaşık 2.860 kg taşıyor. Bizim yorumumuz: izlenmeye en değer fırlatmalar alacakaranlıktakiler.
6 Ekim 2026’da yerel saatle yaklaşık 01:03’te Arizona’yı yeşil bir ateş topu geçti; Scottsdale yakınındaki bir kapı kamerası ve Dragoon’daki bir web kamerası onu yakaladı, Amerikan Meteor Derneği taşın küçük bir otomobil büyüklüğünde olduğunu düşünüyor. Ateş topları yaklaşık 100 ile 40 km yükseklikte parlar; bu yüzden “ağaçların arkasına düştü” sanılan biri bile genellikle 100 ila birkaç yüz km uzaktadır. Parlamalarının nedeni sürtünme değil, havayı sıkıştırıp plazmaya çevirmeleridir. Bizim yorumumuz: yavaş ve parlak ateş toplarıyla bilinen Tauridler 5 ve 12 Kasım civarında zirve yapıyor, 9 Kasım’da Ay yeni.
Fotoğrafçı Florian Riou, 16’yı 17 Eylül 2026’ya bağlayan gece Korsika’da Calvi yakınındaki Montemaggiore köyünün üstünde dev kızıl cinler yakaladı; fotoğrafları ekimde viral oldu. Kızıl cinler, uzayın sınırının hemen altında 50–90 km yükseklikte, güçlü yıldırımların tetiklediği ve birkaç milisaniye süren ışık parlamaları. Fırtına yaklaşık 500–700 km uzakta, Barselona yakınlarındaydı: bu uzaklıkta bulutlar ufkun altında kalırken kızıl cinler hâlâ ufkun yaklaşık 5° üstünde. Bizim yorumumuz: denizin üstündeki gökyüzü bir fırtınayı saklayıp yine de onun havai fişeklerini gösterebiliyor.
50–90 kmkızıl cinin yüksekliği
≈ 600 kmKorsika’dan Barselona yakınındaki fırtınaya
8 Ekim’deki M6.7 güneş patlamasından çıkan koronal kütle atımı 10 Ekim’de 14:34 UTC’de Dünya’ya ulaştı; NOAA 17:58 UTC’den itibaren güçlü bir G3 jeomanyetik fırtınası (Kp 7) bildirdi. Kutup ışıkları İngiltere’nin güney kıyısına kadar Birleşik Krallık’ta ve kuzey Almanya’da fotoğraflandı; Avusturya büyük ölçüde bulutluydu, Türkiye’den ise doğrulanmış bir gözlem bulamadık. NOAA 11 Ekim için G2 izlemesini sürdürdü. Bizim yorumumuz: 4549 bölgesi hâlâ patlama yapabilir; açık gecelerde Kp indeksine göz atmakta fayda var.
Güney Afrika’daki MeerKAT teleskobunu kullanan gökbilimciler, radyo patlamalarının kaynağını ilk kez bir yıldıza değil, yaklaşık 64 ışık yılı uzaktaki dev ötegezegen β Pictoris b’ye bağladı. 3,5 GHz’e kadar uzanan güçlü kutuplanmış patlamalar, Jüpiter’dekine benzer kutup ışığı ışıması; gezegenin manyetik alanının en az yaklaşık 1.250 gauss, yani Dünya’nınkinin binlerce katı olduğunu gösteriyor. Sonuç Eylül 2026’da arXiv’de yayımlanan bir ön baskı ve henüz hakem değerlendirmesinden geçmedi. Bizim yorumumuz: uzaylılar değil ama neredeyse o kadar heyecan verici; artık başka dünyaların manyetizmasını ölçebiliyoruz.
Sidney Üniversitesi’nden Manisha Caleb liderliğindeki bir ekip, Güney Afrika’daki MeerKAT dizisinin 4 Mart 2024’te yakaladığı milisaniyelik radyo parlaması FRB 20240304B’nin ev sahibi gökadasını James Webb Uzay Teleskobu ile buldu. Webb’in NIRSpec cihazı 2,148’lik bir kırmızıya kayma ölçtü; yani patlama Büyük Patlama’dan yaklaşık 3 milyar yıl sonra yola çıkmış ve bu onu bilinen en uzak hızlı radyo patlaması yapıyor. Ev sahibi, yoğun yıldız oluşumu yaşayan küçük ve genç bir cüce gökada; beklenenden yaklaşık 1.000 kat daha az kütleli ve Keck gibi yer teleskoplarının göremeyeceği kadar sönük. Gökada yıldızlarının çoğunu yaklaşık 30 milyon yıl içinde oluşturduğu için ekip, kaynak olarak nötron yıldızı birleşmeleri yerine genç magnetarları öne çıkarıyor. Sonuçlar 8 Ekim 2026’da Science dergisinde yayımlandı. Bizim yorumumuz: hızlı radyo patlamaları hâlâ bir bilmece, ama bu örnek parmağını açıkça genç ve aşırı manyetik ölü yıldızlara doğrultuyor.
NASA’nın SpaceX Crew-12 görevi, Dragon kapsülü Freedom’ın 8 Ekim 2026’da UTC 15.34’te Los Angeles açıklarında Pasifik Okyanusu’na inmesiyle sona erdi. Kapsülde NASA astronotları Jessica Meir ile Jack Hathaway, ESA astronotu Sophie Adenot ve Roscosmos kozmonotu Andrey Fedyaev vardı; ekip 7 Ekim’de Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan ayrılmıştı. 13 Şubat’ta fırlatılan ekip istasyonda 237 gün geçirdi ve bu sürede dört uzay yürüyüşü yaptı. Meir’in uzayda geçirdiği toplam süre 440 güne çıktı ve böylece NASA’nın tüm zamanların ilk 10’u arasına girdi; Hathaway ile Adenot için ise bu ilk uçuştu. Bizim yorumumuz: pürüzsüz bir nöbet değişimi oldu; Crew-13 zaten istasyondaydı, yani istasyon bir an bile eksik kadroyla kalmadı.
NASA, Artemis II’nin ön Ay bilimi sonuçlarını 7 Ekim 2026’da Antalya’daki Uluslararası Astronotik Kongresi’nde açıkladı ve 800 GB’ı aşkın görev verisini dünyadaki araştırmacılara açtı. Nisan’daki Ay yakın geçişinde dört astronot Orion’un pencerelerinde yaklaşık yedi saat geçirdi; en yakın noktada Ay yüzeyinin 6.545 km (4.067 mil) üzerinden geçtiler. Ay, Güneş’i 54 dakika boyunca örttüğünde, yaklaşık 74.000 km uzaktan, en fazla 5 cm boyundaki kayaların yüzeye çarparken çıkardığı beş sönük parlamayı fark ettiler; bunlar büyük olasılıkla çıplak gözle görülmüş en sönük çarpma parlamaları. Ekip ayrıca kahverengi ve ten renginden yeşile ve maviye uzanan, farklı kayaç ve mineralleri ele verebilecek ince renk tonları da bildirdi. NASA, Artemis III’ü 2027’de Dünya yörüngesinde bir kenetlenme denemesi olarak, Ay’ın güney kutbu yakınına insanlı inişi ise 2028’de Artemis IV ile planlıyor. Bizim yorumumuz: eğitimli insan gözü, kameraların kaçırdığını hâlâ yakalıyor; bu da güney kutbunda yürüyecek jeologlar için iyi haber.
Güney Kore’nin yerli Nuri (KSLV-II) roketi 7 Ekim 2026’da UTC 03.25’te (yerel saatle 12.25) Goheung’daki Naro Uzay Merkezi’nden havalandı. Roket, toplamı yaklaşık 1.071 kg olan rekor sayıda 15 uyduyu 570 km’lik Güneş eşzamanlı yörüngeye taşıdı: beş NEONSAT yer gözlem mikro uydusu ve on küp uydu. Beş NEONSAT’ın tamamı ayrıldı ve akşama kadar yer istasyonlarıyla bağlantı kurdu; ancak Quaternion şirketinin PERSAT02 küp uydusu roketten ayrılamadı. Bu, 2021’deki başarısız ilk denemeden bu yana Nuri’nin beş fırlatmadaki dördüncü başarısı; sıradaki beş NEONSAT’ın 2027’de fırlatılması planlanıyor. Bizim yorumumuz: Nuri deneme roketi olmaktan çıkıp gerçek bir fırlatma aracına dönüşüyor; Güney Kore’nin ilk uydu takımyıldızı da şekillenmeye başladı.
İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, 2026 Nobel Fizik Ödülü’nü 6 Ekim’de Wisconsin–Madison Üniversitesi’nden Francis Halzen’e verdi. Belçika kökenli Amerikalı fizikçi, IceCube Nötrino Gözlemevi’nin kurulmasındaki belirleyici rolü ve kozmik kaynaklı yüksek enerjili nötrinoların keşfi nedeniyle ödüllendirildi. IceCube, Güney Kutbu’ndaki bir kilometreküp buzu 5.000’i aşkın ışık algılayıcısıyla izliyor; bu fikri ilk kez 1988’de Halzen ortaya atmıştı. Gözlemevi 2013’te Güneş Sistemi’nin ötesinden gelen ilk yüksek enerjili nötrinoları yakaladı, 2023’te de Samanyolu’nun nötrinolarla çekilmiş ilk görüntüsünü üretti. 12 milyon İsveç kronu değerindeki ödül 10 Aralık’ta Stockholm’de verilecek. Bizim yorumumuz: buzun içine gömülü, gökyüzüne Dünya’nın içinden bakan bir teleskopa Nobel; nötrino astronomisi artık olgunluk çağında.
6 Ekim Salı günü incelen hilal Ay, Jüpiter’in önünden geçiyor. Kuzey Amerika ve Karayipler’in bazı bölgelerinden şafaktan önce (New York: 04:23–05:27 EDT), Batı Afrika’dan ise gündüz görülüyor. Türkiye ve Avrupa’dan örtülme görülmüyor ama gün doğmadan doğuda, hilalin 2–3° altında parlak Jüpiter var. Bizim yorumumuz: alarm kurmaya değer, örtülme olmasa da çok güzel bir ikili.
Falcon 9 hâlâ yerde: SpaceX, 5 Ekim’de geri sayımın son dakikasında duran ve 6 Ekim’de iptal edilen denemelerin ardından 8 Ekim fırsatını da kullanmadı. ABD Uzay Geliştirme Ajansı için 21 Northrop Grumman veri aktarım uydusunu taşıyan roketin yeni hedefi en erken 10 Ekim Cumartesi, 07:29 UTC, Vandenberg. SpaceX’e göre roket ve uydular sağlıklı. Bu, dördüncü Tranche 1 fırlatması; aktarım katmanı 126 uydunun 84’üne çıkacak. Bizim yorumumuz: ertelemeler olağan; lazer ağı yörüngeye birkaç gün gecikmeyle çıkacak.
12 Ekim 2026’da Merkür, Terazi’de Güneş’in 25,2° doğusunda ve yaklaşık −0,1 kadir parlaklıkta. Sana dürüst olalım: kuzeyde çok alçakta kalıyor; dürbün ve açık bir batı ufku lazım, en iyi görüş güneyde. “Merkür’ü bul” düğmesini dene.
25,2°Güneş’in doğusunda, 12 Ekim
≈ 1°–18°gün batımından sonra yükseklik (Viyana–São Paulo)
Drakonidler 9 Ekim 2026’da 01:00 UTC civarında zirve yapıyor, ama radyant akşamları en yüksekte; yani 8 Ekim’de hava karardıktan sonra bakmaya başla. 10 Ekim’de yeni Ay olduğu için gökyüzü harika karanlık: sırtüstü uzan, kuzeybatıya bak ve yavaş meteorların süzülüşünü izle.
5 Ekim 2026 sabahı incecik küçülen Ay, doğuda turuncu Mars’ın hemen yanında; gün doğmadan önce aradaki açı yaklaşık 2,2°’den 1,0°’ye iniyor. Dürbünle kül ışığı ve Arı Kovanı Kümesi de görünür; “Kamerayla bul” düğmesi yönünü gösterir.
Satürn 4 Ekim 2026’da Dünya ve Güneş ile hizalanıyor ve yılın en parlak haline, yaklaşık +0,3 kadire ulaşıyor: gün batarken doğuyor, gece yarısı güneyde yükseliyor. Küçük bir teleskop halkaları gösterir; sayfadaki “Satürn’ü bul” düğmesi yönünü gösterir.
ESA, kendi insanlı taşıma kapasitesinin yaklaşık on yıl ve 10 milyar avro gerektireceğini tahmin ediyor; aday kapsüller The Exploration Company’nin Nyx’i ve PLD Space’in LINCE’si. Genel Direktör Josef Aschbacher, yaklaşık beş milyar fazlasıyla Avrupa’nın bu işi kendisi yapıp parayı kıtada tutabileceğini savundu. ESA ayrıca Nyx’in ISS’e kargo gösterim uçuşunu 310 milyon avroyla finanse ediyor. Bizim yorumumuz: fatura artık masada; üye ülkeler evet ya da hayır demek zorunda.
Dünyanın en büyük uzay hackathonu, “Sıradaki Sınır” temasıyla 14–15 Kasım’da geri dönüyor. 450’den fazla yerel etkinlik var; yakınında etkinlik olmayanlar Universal Event üzerinden çevrim içi katılabiliyor. Takımlar en fazla altı kişiden oluşuyor; Türkiye’deki duyurulara göre öğrenciler, mühendisler, tasarımcılar, yazılımcılar ve uzaya meraklı herkes tek başına ya da takımla katılabilir, katılım ücretsiz. Kayıt 15 Kasım’da kapanıyor. Bizim yorumumuz: bir hafta sonunda gerçek NASA verileriyle çalışmak için, daha önce bir geçmişi olması gerekmeyen az sayıdaki yoldan biri.
Mühendisler 28 Ağustos–10 Eylül 2026 arasında, DAVINCI’nin yoga topu büyüklüğündeki iniş sondasının geliştirme modelini seramik kaplı bir odaya koyup yaklaşık bir saatte 465 °C’ye ısıttı; bu, sondanın Venüs atmosferinde alçalırken ısınacağı hızla aynı. Görevin amacı, Venüs’ün bir zamanlar Dünya gibi sulu ve yaşanabilir olup olmadığını ortaya koymak. Bizim yorumumuz: Venüs’te asıl düşman sıcaklık; donanımı önce yerde kanıtlamak tam doğru sıralama.
SpaceX’in Falcon Heavy roketi, gizli NROL-97 yükünü 2 Ekim 03:53 UTC’de (yerel saatle 1 Ekim gecesi) Kennedy’deki 39A rampasından yüksek enerjili bir yörüngeye gönderdi. İki yan itici Cape Canaveral’a geri inerken merkez gövde feda edildi. NASA’nın Roman teleskobunu 30 Ağustos’ta fırlatmasının ardından gelen bu uçuş, iki Falcon Heavy görevi arasındaki en kısa aralık oldu. Bizim yorumumuz: hizmetteki en büyük roket sessizce sıradanlaşıyor.
Bir Falcon 9, 1 Ekim’de Vandenberg’den kalkarak 130 yükü Güneş eşzamanlı yörüngeye bıraktı. Aralarında dört Tensor İşlem Birimi taşıyan Google Project Suncatcher M1, Starfish Space’in NASA için çalışacak 335 kg’lık Otter inceleme aracı, yörüngede ilaç üretecek Varda W-8 ve W-9 kapsülleri ve NASA’nın SPRITE küp uydusu vardı. İtici, 25. uçuşunun ardından Vandenberg’e geri indi. Bizim yorumumuz: yörüngede hesaplama sunumlardan gerçek donanıma geçiyor.
Webb’in orta kızılötesi tayfları, “aşırı enkaz diskleri” ile çevrili 21 genç yıldızı kapsıyor: büyümekte olan kayalık dünyaların çarpışmasından kalan sıcak toz, genç yıldızların yalnızca yaklaşık %1’inde görülüyor. Bu disklerde küçük taneler, yıldıza yakın bol sıcak toz ve düzensiz parlaklık değişimleri ortak; üçte biri silikaca zengin ve yalnızca 300 milyon yaşından genç yıldızlarda bulunuyor. Bizim yorumumuz: Dünya gibi kayalık gezegenler tam da böyle, şiddetli çarpışmalarla oluşuyor.
1 Ekim’de fırlatılan ve Jessica Watkins, Luke Delaney, Joshua Kutryk ile Sergey Teteryatnikov’u taşıyan Dragon, 7 saat 55 dakika sonra Harmony modülüne kenetlendi; bu, ISS tarihinde bir ABD aracının en hızlı fırlatma-kenetlenme süresi. İstasyonda şu an 11 kişi var; NASA, Crew-12’nin en erken 7 Ekim’de ayrılmasını ve 8 Ekim’de Kaliforniya açıklarında suya inmesini hedefliyor. Bizim yorumumuz: kısalan yolculuk, mürettebat konforu için küçük ama gerçek bir kazanç.
Washington Üniversitesi’nden Aditya Khuller’in yönettiği ve OMEGA, CRISM cihazları ile Phoenix iniş aracının verilerini kullanan çalışmaya göre buzul kütlece yaklaşık %3 toz içeriyor; önceki tahmin yaklaşık %25’ti. Her kış oluşan tozlu kırağı, yazın yeniden ortaya çıkan daha eski ve temiz buzu örtüyor. Bizim yorumumuz: temiz buz Mars’ın geçmiş ikliminin daha net bir kaydını tutar; gelecekteki kâşifler için de daha kolay su demek.
Japon Synspective, StriX radar uyduları için 2028–2031 arasında her yıl yapılacak 20 Electron fırlatması aldı; böylece Rocket Lab’le toplam görev sayısı 47’ye çıktı, diğer tüm müşterilerden fazla. Şirketin bekleyen fırlatma sayısı 100’ü aştı. Bizim yorumumuz: bulut ve karanlıkta görebilen radar uyduları bir takımuydu işine dönüşüyor; bu yolculukları da küçük, özel roketler kazanıyor.
Freie Universität Berlin ve LMU Münih’ten Frank Postberg, Vanessa Helmbrecht ve ekibinin Science Advances’taki iki makalesine göre okyanus serpintisi buz çatlaklarında yavaş donuyor, böylece bir uzay aracının toplayabileceği tanelerde tuzlar ve organik moleküller yoğunlaşıyor; metan üreten mikroplar da Enceladus benzeri koşullarda canlı kalıyor. Bizim yorumumuz: 2040’ların başına planlanan ESA Enceladus görevi için iyi haber; püskürtüler modellerin söylediğinden daha net ipuçları taşıyor olabilir.
Milano Üniversitesi ile Almanya’daki Max Planck Astronomi Enstitüsü’nden gökbilimciler ALMA radyo teleskobuyla yaklaşık 430 ışık yılı uzaktaki genç WISPIT 2 sistemini ve içinde büyüyen iki gezegeni görüntüledi. Oluşmakta olan bir gezegenin çevresinde dönen gaz, simülasyonların öngördüğü gibi ilk kez doğrudan görüldü. Yıldız yalnızca yaklaşık 5,4 milyon yaşında. Bizim yorumumuz: gezegenlerin doğuşu bilgisayar modeli olmaktan çıkıp fotoğrafa dönüşüyor.
ESA ile Çin Bilimler Akademisi’nin ortak görevi 19 Mayıs’ta fırlatıldı, 20 Haziran’da hedef yörüngesine ulaştı ve 23 Eylül’de bilim çalışmaları için onay aldı. Dört cihazı, güneş rüzgârının Dünya’nın manyetik kalkanına nasıl çarptığını görüntüleyecek; morötesi kamerası test döneminde kutup ışıklarını rekor sayılan 45 saatlik aralıklarla izledi bile. Bizim yorumumuz: bu çarpışmayı dışarıdan görmek, kutup ışığı ve fırtına tahminlerinin tam olarak eksik parçası.
Chicago Üniversitesi’nden bir ekip JWST’nin MIRI cihazıyla, yaklaşık 154 ışık yılı uzaktaki ve yıldızının çevresini yaklaşık bir günde dolaşan kayalık gezegen HD 3167 b’nin, bilinen en soğuk lav gezegeni olmasına rağmen atmosferini koruduğunu buldu. Yazarlara göre lav gezegenlerinin çoğu, magma okyanusu evresindeki genç Dünya gibi havasını tutuyor olabilir. Bizim yorumumuz: soğumadan önceki Dünya’nın nasıl göründüğüne ender bir bakış.
ISS emekliliğe yaklaşırken ESA, alçak Dünya yörüngesinde Avrupa liderliğinde bir üs için iki sanayi ekibine dokuz aylık fizibilite çalışması yaptırıyor; ekiplerin başında Airbus Defence and Space ile OHB var, çalışmalar Haziran’da başladı. Avrupa, Columbus laboratuvarını ve Orion’un servis modülünü zaten yaptı. Bizim yorumumuz: ISS sonrasının asıl sorusu, Avrupa’nın başkasının istasyonunda kiracı mı yoksa kendi istasyonunda ev sahibi mi olmak istediği.
SpaceX’in IFT-14 uçuşu 28 Eylül’de Starbase’den kalktı, 26 Starlink V3 uydusu bıraktı ve planlanan yaklaşık on saat yerine 3 saat 8 dakika sonra Kuzey Pasifik’e indi; gemi yükselirken üç vakum motorundan birini kaybetti. Bizim yorumumuz: asıl eşik yörüngeye çıkmaktı. NASA’nın Ay planı için kritik sınav olan yörüngede yakıt ikmali ise hâlâ önde.
Jessica Watkins ve Luke Delaney (NASA), Joshua Kutryk (Kanada) ve Sergey Teteryatnikov (Roscosmos), en erken 15:10 UTC’de Cape Canaveral’dan Falcon 9 ile “Grace” adlı Dragon kapsülüyle fırlatılacak. Laboratuvar işleri arasında hastalık araştırması için kök hücreden büyütülen kalp ve beyin dokusu var. İpucu: istasyon gece göğündeki en parlak cisimlerden biri; ne zaman tependen geçeceğini gökyüzü haritamız gösteriyor.
NASA ve Boeing, 2024’teki mürettebatlı testte sınırlarının dışında çalışan iticilerdeki düzeltmeleri denemek için Aralık ya da Ocak’ta mürettebatsız bir Starliner-1 uçuşu planlıyor; astronotlar Starliner-2 ile “2028’e kadar” dönecek. Bizim yorumumuz: o güne kadar istasyona giden tek ABD aracı SpaceX’in Dragon’u. NASA’nın iki kapsülle kaçınmak istediği tek nokta riski tam da bu.
ESA’nın Juice aracı 28 Eylül’de Hint Okyanusu’nun 8.640 km üzerinden geçti. Dünya’nın çekimi rotasını 20° büktü ve neredeyse hiç yakıt harcatmadan 3,5 km/sn hız kazandırdı. Ocak 2029’da bir Dünya geçişi daha var, ardından 2031’de Jüpiter ve Ganymede, Europa ile Callisto’ya 35 geçiş. Bizim yorumumuz: derin uzaya ucuza gitmenin yolu bu; hızı yakmak yerine gezegenlerden ödünç almak.
Katalyst Space’in LINK robotu, NASA’nın 2004’ten beri çalışan Swift gözlemevini daha yüksek yörüngeye itmek için Temmuz’da Pegasus XL ile fırlatıldı. İletişim kopmaları ve yönelim sorunları görevi bir teknoloji denemesine çevirdi; LINK 25 Eylül’de atmosfere girdi, Swift’in de yıl sonuna kadar düşmesi bekleniyor. Bizim yorumumuz: uydu bakımı kâğıt üstünde ve gösterilerde çalışıyor ama henüz sıradan bir iş değil.
Hırvatistan 23 Eylül’de 74., Fildişi Sahili ertesi gün 75., San Marino 25 Eylül’de 76. imzacı oldu. Mutabakat, Ay’ın barışçıl ve açık keşfi için ortak kurallar koyuyor: veriyi paylaş, birbirine yardım et, başkasının işine karışma. Portekiz Ocak’ta 60., Türkiye 31 Ağustos’ta 71. oldu. Bizim yorumumuz: Ay kalabalıklaşmadan kural kitabını alıyor.
PRIMA, NASA’nın yeni “Probe” görev sınıfının ilki: 1,2 milyar dolarlık maliyet tavanı, 1,8 m ayna ve beş yıllık gözlem planı. Görevi JPL yönetiyor, ortaklar arasında CNES, ASI ve DLR de var. Webb ile radyo çanaklarının arasında kalan uzak kızılötesi ışığı görüyor: soğuk toz, oluşan gezegenler, büyüyen galaksiler. Bizim yorumumuz: gökyüzünün Webb’in göremediği kısmı bu.
12 Eylül’de Arktik buz örtüsü 4,6 milyon km²’ye indi; bu, uydu kayıtlarının başladığı 1978’den beri en düşük 10. değerle eşit. En düşük 20 değerin hepsi 2007–2026 arasında; bilim insanları bir düzlüğe girildiğini ama seviyenin ilk yılların hâlâ çok altında olduğunu söylüyor. Bizim yorumumuz: koca bir okyanusu her gün ölçebilen tek şey uydular; bu kayıt, uzayın bize yaptığı en net iyiliklerden biri.
Isar Aerospace’in Spectrum roketi 5 Eylül’de Norveç’in Andøya üssünden kalkıp beş CubeSat’ı yörüngeye bıraktı: kıta Avrupası’ndan ilk başarılı yörünge fırlatması ve özel sermayeli bir Avrupa roketinin ilk başarısı. Bir valf arızasından yasak bölgeye giren bir tekneye kadar süren bir yıllık ertelemelerin ardından geldi. Bizim yorumumuz: Ariane 6 gecikirken Avrupa’nın yörüngeye ikinci bir yolu tam zamanında açılıyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 8 Ekim’de Burdur’daki Salda Bilim Merkezi’ni astronotlarımız Alper Gezeravcı, Tuva Cihangir Atasever ve Gökhan Erdem ile IAC 2026 için Türkiye’de bulunan yaklaşık 20 astronotla birlikte açtı. Türkiye’nin 45. bilim merkezi olan tesis, TÜBİTAK’ın 30 milyon liralık desteğiyle kuruldu. Merkezde dünyada uzay görevlerinde kullanılmış beş roket, Mars’tan bir kaya örneğinin sergilendiği Mars temalı alan, uzay giysisi simülasyonu ve astronot beslenmesi ile uzayda bitki yetiştirmeyi anlatan “Mars Planetaryumu” yer alıyor. Salda Gölü’nün beyaz karbonat kıyıları, NASA’nın Perseverance aracının indiği Jezero Krateri’ne benzetiliyor. Bizim yorumumuz: ünlü bir Mars benzeri alanı sınıfa dönüştürmek akıllıca; yeter ki gölün hassas kıyıları korunmaya devam etsin.
Türkiye Uzay Ajansı (TUA), 5 Ekim’de Antalya NEST Kongre Merkezi’nde başlayan 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nin ilk iki gününde iki işbirliği belgesine imza attı. İlki, Türk Devletleri Teşkilatı’na üye ülkelerin uzay ajanslarıyla yapılan çerçeve anlaşma; teşkilatın koordine ettiği ortak CubeSat projesindeki çalışmaları ileriye taşımayı amaçlıyor. İkincisi, Birleşik Krallık Uzay Ajansı ile ortak projeler geliştirmeye yönelik niyet beyanı. Açıklamada imzacıların adı geçmedi; iki belge için de bütçe ya da takvim paylaşılmadı. Bizim yorumumuz: asıl takip edilmesi gereken ortak Türk CubeSat’ı; birlikte üretilen bir uydu, bu tür çerçevelerin somut donanıma dönüşüp dönüşmediğinin en net göstergesi olacak.
Türkiye’de ilk kez düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi’ni 5 Ekim’de Antalya’da açan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 111 ülkeden katılımcıya Somali’deki uzay limanının inşaat çalışmalarının başladığını duyurdu. Ay Araştırma Programı kapsamındaki yaklaşık 3,5 tonluk, yerlilik oranı yüzde 80’i aşan uzay aracının üretim, montaj ve entegrasyonunun tamamlandığını, sistem seviyesi çevresel testlerin sürdüğünü söyledi. Erdoğan, uzayı silahlandırmanın ve silahlanma yarışının aracı hâline getirmenin “fevkalade yanlış” olduğunu vurguladı. Törenin ardından Bakan Kacır ve Bakan Uraloğlu ile birlikte SpaceX yöneticilerini kabul etti; görüşmeye dair açıklama yapılmadı. Bizim yorumumuz: kendi fırlatma üssü Türkiye’nin uzaya bağımsız erişimi için en büyük adım olur, ancak takvim ve hangi roketle kullanılacağı henüz açıklanmadı.
Uluslararası Astronotik Kongresi (IAC 2026) son günü olan 9 Ekim Cuma’da kapılarını herkese açıyor. Halk Günü, Antalya Serik’teki Belek NEST Kongre Merkezi’nde; giriş ücretsiz ama önceden çevrimiçi kayıt gerekiyor. Ayrıntılı program henüz açıklanmadı; ajans ve şirketlerin sergi alanları, halka açık konuşmalar ve öğrenci etkinlikleri bekleniyor. Bizim yorumumuz: bu yıl dünya uzay sektörünü yakından görmenin Türkiye’deki en kolay yolu; kaydı erkenden yapın.
ASELSAN, 5–9 Ekim’deki Antalya kongresinde alçak yörünge haberleşme takımyıldızı Astralink’i sergileyecek; hedef ayda dört uyduya kadar üretim. Stantta Türksat 6A, Türksat 7A ve sentetik açıklıklı radar uydusu Göktürk-3 çalışmaları da yer alacak. Şirketin vizyonu “Çipten Takım Uyduya”: elektronikten faydalı yüke, yer istasyonundan kullanıcı terminaline. Bizim yorumumuz: ayda dört uydu, Türkiye için gerçek bir sanayi sıçraması olur.
IAC’nin arifesinde, 4 Ekim’de Antalya’daki Bakanlar ve Parlamenterler Toplantısı’nda “Barış İçin Uzay Antalya Deklarasyonu” kabul edildi; metni 21 ülkeden 32 katılımcı imzaladı. Barışçıl araştırma, uzay hukuku, sürdürülebilir uzay ekonomisi ve gelişmekte olan ülkelerin ekosisteme katılımı ele alınıyor. Bakan Mehmet Fatih Kacır bunun bu toplantıda bir ilk olduğunu söyledi. Bizim yorumumuz: sembolik ama ev sahibi için değerli bir diplomatik kartvizit.
TÜBİTAK ve Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı, Tuva Cihangir Atasever’in (09.30) ve Alper Gezeravcı’nın (11.00) 3 Ekim Cumartesi günü, 4 Ekim’e kadar Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda süren TEKNOFEST Güneydoğu’daki TÜBİTAK Bilim Merkezleri Çadırı’nda ziyaretçilerle buluşacağını duyurdu. Şenliğe giriş ücretsiz, ön kayıt çevrimiçi yapılıyor. Bizim yorumumuz: 2024’teki uçuştan sonra iki astronot Türk uzay çalışmalarının yüzü oldu; bir bilim çadırındaki sabah, çoğu çocuğun onlara bu kadar yaklaşabileceği tek fırsat.
77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) 5–9 Ekim’de Antalya Nest Kongre Merkezi’nde; ev sahibi Türkiye Uzay Ajansı, 10 binden fazla mühendis, bilim insanı ve öğrenci bekleniyor. Bizim yorumumuz: bir haftalığına uzay dünyası Türkiye’ye geliyor; genç bir programı ortaklıklara çevirmek için büyük fırsat.
Antalya’daki kongre öncesinde Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci, Şimşek 1’in 400 kg’lık faydalı yükü 500 km’lik yörüngeye yerleştirmeyi hedeflediğini; sözleşmesi geçen yıl imzalanan Şimşek 2’nin ise 1,5 tonu 700 km’ye kadar yörüngelere taşıyacak ve ticari olarak satılacak şekilde tasarlandığını söyledi. Roketsan 2016’dan beri sonda roketi uçuruyor. Bizim yorumumuz: uydu üretimini tam bir uzay programına çeviren şey milli fırlatıcıdır; beklenecek tarih ilk yörünge uçuşu.
Yüzde 80’den fazla yerli bileşenle üretilen 3,5 tonluk araç, montajı bitirip TUSAŞ’ın test merkezine taşındı; burada fırlatmadaki gibi sarsılıp ısıtılacak. Hedef 2027 başında Kennedy’den fırlatma, iki aylık yolculuk ve güneş rüzgârı, su oluşumu ile radyasyonu incelemek için Ay çevresinde 100 km’lik kutup yörüngesi. Bizim yorumumuz: takvimler testlerde ya kayar ya tutar; izlenmesi gereken adım bu.
Türkiye Uzay Ajansı, öğrenci ekiplerinin zamana karşı uzay temalı yazılım ve donanım fikirleri geliştirdiği Astro Hackathon’un Türkiye finalini 10 Eylül’de Ankara’da düzenledi. Bizim yorumumuz: roketler manşet olur ama bir uzay programını ayakta tutan, kendi yetiştirdiği mühendislerdir.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır imzayı 31 Ağustos’ta Washington’daki NASA genel merkezinde attı. Mutabakat, barışçıl ve şeffaf Ay keşfini taahhüt ediyor ve gelecekteki Ay görevlerinde Türk cihaz ve teknolojilerine kapı aralıyor. Bizim yorumumuz: imza tek başına bir şey uçurmaz ama Türkiye’yi Ay yolculuklarının paylaşıldığı masaya oturtur.
TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü’nün geliştirdiği rubidyum saat 7 Temmuz’da SpaceX’in Transporter-17 göreviyle fırlatıldı, ilk sinyalini 15 Temmuz’da verdi. Bölgesel konumlama ve zamanlama sisteminin yapı taşı olarak en az bir yıl test edilecek. Bizim yorumumuz: her navigasyon uydusu aslında uçan bir saattir; ülkelerin genelde yurt dışından almak zorunda kaldığı parça da tam bu.
NASA ticari iniş araçlarıyla gidecek üç çalışma seçti: Ay’ın güney kutbunda ortamı uzun süre izleyecek bir istasyon, Marius Tepeleri’ndeki çukurda yeraltı lav tünellerinin aranması ve buz birikintileri ile yüzey koşullarının ölçülmesi. Bizim yorumumuz: lav tünelleri radyasyona ve sıcaklık farklarına karşı hazır sığınak olabilir; izlenecek olan Marius Tepeleri araştırması.
Modulate Space Corporation, Cleveland’daki NASA Glenn’in yürüttüğü yaklaşık 38 milyon dolarlık bir sözleşme kazandı: planlanan Ay Üssü’ndeki yüzey çalışmaları için 5G ile Wi-Fi 6’yı birleştirecek; önce laboratuvarda bir “kutudaki ağ” denenecek, ardından 2028 sonuna kadar Ay ağı ve uçuş gösterimi gelecek. Bizim yorumumuz: astronotlar, araçlar ve cihazlar yalnızca Dünya’yla değil, yüzeyde birbirleriyle de konuşmak zorunda.
15–21 Eylül’deki yönlendirme sistemi testlerinin ardından NASA’nın Roman Uzay Teleskobu, Koronagraf cihazını 22 Eylül’de Büyük Macellan Bulutu’ndaki sönük bir yıldıza çevirdi; 27 Eylül’de soğutulmuş dedektörlerle yeniden baktı. Teleskop sekiz saate kadar bir derecenin yüz binde birinden daha kararlı durdu. Bizim yorumumuz: bu kararlılık, Roman’ın bir yıldızın parıltısını örtüp yanındaki gezegenleri görmesini sağlayacak.
1–10 Nisan arasında Ay’ın çevresinde dolaşan ve Dünya’dan 406.772 km uzaklaşarak insanlığın en uzak yolculuğunu yapan Reid Wiseman, Victor Glover, Christina Koch ve Kanadalı Jeremy Hansen, Houston Üniversitesi’nde ücretsiz halka açık bir etkinlikte olacak. Apollo 13’ün mesafe rekorunu kırdıkları için ödüllendirilecekler. Bizim yorumumuz: o kadar uzağa gidecek bir sonraki ekibin hedefi inmek.
SpaceX, ABD Uzay Kuvvetleri için USSF-385 görevini Batı Kıyısı’ndaki Vandenberg’den planladı; artık ticari roketlerle yapılan ulusal güvenlik uçuşlarının sayısı artıyor. Yükün ayrıntıları gizli. Bizim yorumumuz: yerden bakınca herhangi bir fırlatmadan farksız; fırlatma panomuzdaki sayılar bu uçuşların ne kadar sıradanlaştığını gösteriyor.
NASA JPL (L-bant radar) ve Hindistan’ın ISRO’su (S-bant) tarafından yapılan NISAR, Kamçatka’da yaklaşık 500 yıl sonra ilk kez patlayan Krasheninnikov’un Aralık 2025–Ağustos 2026 görüntülerini hızlandırılmış videoya çevirdi. Bulut ve karanlığın içini görüyor, her noktaya 12 günde bir dönüyor. Bizim yorumumuz: kimsenin duramadığı yerde zeminin nasıl kıpırdadığını radar gösterir.
Derin Uzay Gıda Yarışması, 15 kişilik bir ekibi 500 Mars günü boyunca besleyecek eksiksiz bir sistem istedi. 300 bin dolarlık birincilik, tarım, fermantasyon ve mantar üretimini birleştirip ekibin yiyeceğinin yarısını yerinde üreten tasarımıyla Philadelphia’dan Chinyere Ukeje’nin oldu. Bizim yorumumuz: Mars, roket kadar mutfak sorunu.
Starfish Space’in ilk tam boy Otter aracı, yanaşma bağlantısı olmayan düz yüzeyleri tutabilen elektrikli itkili bir bakım uydusu; en erken Ekim’de SpaceX’in Transporter-18 görevinde uçacak. 2027’den itibaren NASA’nın 15 milyon dolarlık SSPICY görevi için işlevini yitirmiş ABD uydularına yaklaşacak; bu, ajansın ücretli ilk ticari enkaz incelemesi. Bizim yorumumuz: uzay çöpünü toplamadan önce birinin onun nasıl döndüğünü öğrenmesi gerek.
Münih merkezli The Exploration Company, tamamen özel sermayeyle geliştirdiği Ay sıçrayıcısı gösterici aracı ONEIROS’u 2027’de Birleşik Arap Emirlikleri çölünde test etmeyi planlıyor. Bir tonluk araçta gücü ayarlanabilen metan yakıtlı bir motor, otonom seyrüsefer ve tehlikeden kaçınma sistemleri bulunuyor; yani Ay’a yumuşak inişin temel bileşenleri. Antalya’daki IAC’de sunulan bir bildiri özetine göre çalışmalar 2026’nın başlarında başladı ve teknik riski azaltmak için şimdiden birkaç deneme düzeneği üretildi. Test yeri seçimi BAE Uzay Ajansı ile imzalanan bir mutabakat zaptına dayanıyor; ancak henüz bağlayıcı bir anlaşma duyurulmadı. ONEIROS’un ardından hassas iniş göstericisi Hilal ve tam ölçekli Nyx Ay iniş aracı gelecek. Bizim yorumumuz: Ay’a inmeden önce Dünya’da zıplamak öğrenmenin en ucuz yolu; bu adımı kendi parasıyla atan özel bir Avrupa şirketi olması dikkat çekici.
Alman roket girişimi HyImpulse, SR75 suborbital roketinin İskoçya’daki SaxaVord üssünden yapacağı ikinci uçuşu 2027 baharına, en erken mart ayına erteledi. Şirket daha 2 Eylül’de 2026 sonunu hedefliyordu; hatta 5–18 Ekim arası bir fırlatma penceresi için denizcilik ve havacılık uyarıları da yayımlanmıştı. HyImpulse 1 Ekim’de Birleşik Krallık Sivil Havacılık Otoritesi’nden 12 ayda bir SR75 uçuşuna izin veren operatör lisansını aldı; ancak fırlatmadan önce sigorta, menzil ve veri paylaşımı koşullarının da karşılanması gerekiyor. Şirket gecikmenin nedeni olarak roketi değil, kalan lisans işlemlerini ve SaxaVord’un sonbahar-kış havasını gösteriyor. Bu, 3 Mayıs 2024’te Güney Avustralya’dan yapılan test uçuşunun ardından SR75’in ilk ticari görevi olacak. Bizim yorumumuz: Avrupa’nın yeni roketleri, bürokrasinin ve Kuzey Denizi havasının mühendislik kadar zorlu olabildiğini öğreniyor.
Alman Havacılık ve Uzay Merkezi’nin araştırma roketi 1 Ekim’de 06:51 UTC’de İsveç’in kuzeyindeki Esrange’dan fırlatıldı, yaklaşık 300 km’ye ulaştı ve yedi dakika kadar ağırlıksızlık sağladı. 360 kg’ı aşan yükte alaşımların katılaşması, hücre ve biyofilmler, termoelektrik jeneratörler ve dört öğrenci deneyi vardı. Bizim yorumumuz: böyle ucuz ve hızlı uçuşlar Alman laboratuvar araştırmalarını canlı tutuyor.
ESA’nın Avrupa liderliğindeki yörünge üssü için seçtiği iki sanayi ekibinin başında da Almanya’da büyük tesisleri olan şirketler var: Airbus Defence and Space ve Bremenli OHB; her birinin altı ortağı daha var, çalışmalar dokuz ay sürecek. Bizim yorumumuz: kavramı tasarlayan genelde donanımı da yapar; bu, Alman uzay sanayisi için sessiz ama büyük bir an.
Bits & Pretzels’te (28–30 Eylül, 7.500’den fazla girişimci, yatırımcı ve karar verici) DLR yedi girişimini tanıttı; aralarında yörüngede birkaç metreye açılan karbon direkler yapan Adpera ve radar uydu verilerini yapay zekâyla inceleyip altyapı hasarlarını görünür hâle gelmeden saptayan Terranetik var. Bizim yorumumuz: laboratuvar işini şirkete dönüştüren araştırma merkezleri, Almanya’nın uzay girişim ekosistemini büyüten şey.
DLR, Callisto’nun burun konisinin testlerini bitirdi ve Fransa’daki CNES’e gönderiyor. Almanya–Fransa–Japonya ortak deneme aracı 2027’den itibaren yaklaşık sekiz ay içinde Fransız Guyanası’nda giderek zorlaşan sekiz sıçrama ve iki son uçuş yapacak. Bizim yorumumuz: roket indirmek artık sıra dışı değil ama Avrupa’nın bunu kendisi öğrenmesi gerekiyor.
ESA’nın Boost! programı, RFA’nın aynı tutarda katkısıyla 2,7 milyon avro daha veriyor; para ilk iki test uçuşunun ve RFA One’ın Shetland’deki SaxaVord rampasında ilk tam ateşleme testinin hazırlığına gidecek. 30 metrelik üç kademeli roket, 500 km’lik güneş eşzamanlı yörüngeye 500 kg’a kadar yük taşıyacak şekilde tasarlandı. Bizim yorumumuz: Temmuz’daki ateşleme denemesi iptal edildikten sonra RFA’nın en çok ihtiyaç duyduğu şey tam da rampa testleri için para.
Alman Havacılık ve Uzay Merkezi’nin yörünge altı MAPHEUS-17 görevi en erken 1 Ekim’de fırlatılacak. Bu tür roketler deneylere, yörünge uçuşunun çok küçük bir maliyetiyle birkaç dakikalık ağırlıksızlık sağlıyor. Bizim yorumumuz: sonradan uzay istasyonuna giden bilimin büyük kısmı önce böyle uçuşlarda denenir.
Uzay durumsal farkındalığı, yani yörüngede neyin nerede olduğunu ve nasıl davrandığını izlemek üzerine çalışan Münihli Project-S, 4 Eylül’de gizlilikten çıktı. Bizim yorumumuz: yörüngede on binlerce cisim ve her ay yeni takımyıldızlar varken, neyin nerede olduğunu bilmek başlı başına bir sektöre dönüşüyor.
Parafin ve sıvı oksijen yakan roketler geliştiren Alman fırlatma girişimi, 2 Eylül’de A serisi yatırım turunu 50 milyon avro genişletti. Para, Isar Aerospace’in Alman yapımı bir roketin yörüngeye çıkabildiğini göstermesinden birkaç gün önce geldi. Bizim yorumumuz: yatırımcılar artık Avrupa’da birden fazla küçük fırlatıcıya yer olduğuna bahis oynuyor.
PwC’nin İspanya savunma, güvenlik, havacılık ve uzay sanayileri birliği TEDAE için hazırladığı ve 6 Ekim’de duyurulan etki raporuna göre İspanya uzay sanayisinin 2025 konsolide cirosu 1.416 milyon avro oldu; bu, 2024’e göre %9,5’lik bir artış demek. Cironun 1.241 milyon avrosu sivil, 175 milyon avrosu savunma alanından geldi; savunma tarafı %16,6 ile daha hızlı büyüdü. İhracat 1.167 milyon avroyla satışların %82,4’ünü oluşturdu; sektör 8.553’ü doğrudan olmak üzere toplam 25.068 kişiye iş sağlıyor. Şirketler Ar-Ge’ye 402 milyon avro (cironun yaklaşık %15,7’si) ayırırken faaliyetin %74’ü tek başına Madrid’de toplanıyor. Bizim yorumumuz: her beş avronun dördünü yurt dışına satan bir sektör gerçek bir ihracat sanayisidir; sıradaki sınav bunu İspanyol roketleriyle uçan görevlere dönüştürmek, ilk adım da Miura 5.
La Palma’daki Roque de los Muchachos Gözlemevi’ne kurulması planlanan Avrupa Güneş Teleskobu (EST), Avrupa’nın araştırma altyapıları strateji forumu ESFRI’nin 23–24 Eylül’de Cork’ta yapılan 97. toplantısında “Landmark” statüsüne kavuştu; Kanarya Astrofizik Enstitüsü (IAC) bunu 5 Ekim’de duyurdu. 2016’dan beri ESFRI yol haritasında yer alan EST, bu unvanla CTAO, ELT ve SKAO ile aynı ligde anılacak. Projeye İspanya liderlik ediyor, koordinasyonu IAC üstleniyor, CSIC de katılıyor; tahmini yatırım 274 milyon avro. Teleskop tamamlandığında Kanarya Adaları’nda yaklaşık 65 doğrudan istihdam yaratması ve yılda 8,1 milyon avro civarında harcama yapması, bilimsel gözlemlerin de en az 30 yıl sürmesi bekleniyor. Bizim yorumumuz: Landmark statüsü para değil siyasi bir onay; asıl dönüm noktası, inşaatı başlatacak ulusal katkıların masaya konması olacak.
Carlos Marrero-de la Rosa liderliğindeki IAC ekibi, La Palma’daki Isaac Newton Teleskobu’nun çok derin görüntüleriyle yaklaşık bir milyar ışık yılı uzaklıktaki Abell 2029 kümesinde yer alan IC 1101’i ölçtü. Ana gövdesi yaklaşık 1,7 milyon ışık yılı, yani Samanyolu’nun on katı; yıldız kütlesi 3,4 trilyon Güneş kütlesi. Çalışma Astronomy & Astrophysics’te. Bizim yorumumuz: mütevazı bir teleskop ve sabır hâlâ rekor kırıyor.
Paterna (Valensiya) merkezli Lofith Composites, termoplastik kompozit malzemelerini 1 Ekim’de SpaceX’in Transporter-18 ortak fırlatmasıyla yörüngeye gönderdi; malzemeler, yaşlanmalarını izleyen sensörlerle uydu panellerine yerleştirildi. Entegrasyonu Hydra Space yaptı; çalışma ESA’nın Technology Broker programı ve İspanya Uzay Ajansı desteğiyle yürütüldü, ESTEC’te atomik oksijen testleri yapıldı. Bizim yorumumuz: küçük bir firmanın yörüngeye çıkması ulusal tedarik zincirini büyütür.
IAC’den Jialu Li’nin yönettiği ekip JWST’nin MIRI cihazıyla, Büyük Macellan Bulutu’ndaki karbonca zengin, ölmekte olan yıldız SMP LMC 011’in çevresinde metil radikalini (CH₃) saptadı; böyle bir yıldızda ilk kesin tespit bu ve miktarı beklenenden fazla. Kaynağın, karbon tozunu aşındıran morötesi ışık ya da şok dalgaları olduğu düşünülüyor. Bizim yorumumuz: ölen yıldızlar, ileride yeni gezegenlere girecek karbon kimyasını gökadalara saçıyor.
IAC’den Frédéric Poidevin’in yönettiği ekip, yaklaşık 900 milyon ışık yılı uzaktaki SN 2021lwz’yi inceledi; patlama yalnızca 7 günde en parlak hâline ulaştı ve yaklaşık 0,24 Güneş kütlesi madde fırlattı. Onu radyoaktif nikelden çok hızlı dönen, güçlü manyetik alanlı bir nötron yıldızı açıklıyor; ev sahibi, Samanyolu kütlesinin milyonda biri kadar bir cüce gökada. Bizim yorumumuz: bu hızlı ve parlak patlamalar, yeni doğmuş bir nötron yıldızının bir patlamayı nasıl sürükleyebildiğini gösteriyor.
IAC’nin küçük uydusu ALISIO-1, 22 Eylül’de Umman’ın Al Hallaniyat adaları yakınında Caroline Bezengi tankerinden yayılan petrolü görüntüledi; sızıntının Ağustos’ta yaklaşık 400 km²’ye ulaştığı tahmin ediliyordu. DRAGO-2 kızılötesi kamerası, suya karışmış petrolün belirginleştiği 1.100 ve 1.600 nm dalga boylarında bakıyor. Bizim yorumumuz: Tenerife’de yapılan bir uydunun gerçek çevre izlemesi yapması, bu programların vaat ettiği şeyin ta kendisi.
12 Ağustos’ta Avrupa yirmi yılı aşkın sürenin ilk tam Güneş tutulmasını gördü; tam tutulma şeridi Grönland ve İzlanda’dan sonra kuzey İspanya’yı geçti, ESA Teruel’deki Javalambre gözlemevinden canlı yayın yaptı. Bizim yorumumuz: İspanya üzerindeki bir sonraki tam tutulma 2 Ağustos 2027’de; gökyüzü sayfalarımız ona geri sayacak.
İspanya, 2014’ten beri protestolarla tıkanan Hawaii’deki Mauna Kea’dan Otuz Metre Teleskobu’nu 2016’dan beri alternatif alan olan Kanarya Adaları’ndaki La Palma’ya taşımak için 1 milyar avroya kadar destek önerdi. ABD bilim vakfı rakip Dev Magellan Teleskobu’na yöneldi. Bizim yorumumuz: gerçekleşirse Kanaryalar onlarca yıl gökyüzünün en keskin gözlerinden birine ev sahipliği yapar.
İspanya, AB’nin planladığı güvenli uydu takımyıldızı IRIS² kapsamında ulusal askerî iletişim için 1,6 ile 2 milyar avro arasında kaynak ayıracak. Birkaç gün sonra Airbus ve Thales, SpainSat uydularından birinin yenisi için sipariş aldı. Bizim yorumumuz: yörüngeden güvenli bağlantı, “olsa iyi olur”dan bütçe kalemine dönüştü.
Temmuz’da Madrid yakınındaki yangınlar, NASA’nın uzak araçlarıyla konuşan dünyadaki yalnızca üç tesisten biri olan Madrid Derin Uzay İletişim Kompleksi’nin boşaltılmasına yol açtı; İspanya’daki bir ESA yer istasyonu da tehdit altındaydı. İkisi de ciddi hasar almadan hizmete döndü. Bizim yorumumuz: Mars’tan ya da Juice’tan gelen her sinyal yerdeki bir avuç çanaktan geçiyor; bu yaz ne kadar korunmasız olduklarını gösterdi.
ESA, 10 milyon avroluk iniş aracını yapmak için İspanyol EMXYS’i seçti. Araç, Nisan 2029’da Dünya’dan yalnızca 32.000 km (birçok uydudan daha yakın) geçecek Apophis asteroidine inmeye çalışacak. Üç cihazı, Dünya’nın çekimi kayayı çekiştirirken yerçekimini, manyetizmayı ve sarsıntıları ölçecek. Bizim yorumumuz: gök mekaniğinin hediyesi, nadir bir bedava deney.
ArianeGroup ve SSC Space, Avrupa’nın yeniden kullanılabilir roket göstericisi Themis’in ikinci “ıslak prova” testini 29 Eylül’de İsveç’teki Esrange üssünde tamamladı; ESA bunu 7 Ekim’de duyurdu. Temmuzdaki ilk provada olduğu gibi tanklar yakıt yerine yaklaşık −200 °C’ye soğutulmuş sıvı azotla dolduruldu; böylece gerçek yakıtın riskleri olmadan kriyojenik sıcaklık ve basınçlar taklit edildi. Testte ayrıca inişten sonra aracı bulup ona bağlanacak ve personel güvenli mesafede kalırken artan yakıtı boşaltacak otomatik yer sistemleri de denendi. İlk sıçramada roket en fazla 100 metreye yükselip dikey iniş deneyecek; bunu AB’nin 42,8 milyon avroluk SALTO projesi finanse ediyor ve projenin bitiş tarihi kısa süre önce 31 Aralık 2026’ya uzatıldı. Bizim yorumumuz: ilerleme istikrarlı, ama Themis’in yerden kalkmadan önce gerçek metan-oksijen provası ve motor ateşlemesi gibi adımları var.
Fransız uzay ajansı CNES ile ESA’nın 2000’de kurduğu Uluslararası “Uzay ve Büyük Afetler” Şartı, Uluslararası Astronotik Federasyonu’nun 2026 Dünya Uzay Ödülü’nü 5 Ekim’de Antalya’daki IAC’nin açılış töreninde aldı. Takım ödülünü diğer üye ajanslarla birlikte CNES Başkanı François Jacq ve Şart’ın yürütme sekreteryasından Emilie Bronner teslim aldı. Şart bugüne kadar 1.052’den fazla kez devreye girdi ve 146’dan fazla ülkeye yardım etti; sel, deprem ve fırtınaların ardından kurtarma ve sivil savunma ekiplerine ücretsiz uydu görüntüleri ve haritalar sağlıyor. Ortakları arasında UNOOSA, UNOSAT ve Sentinel Asia bulunuyor. Bizim yorumumuz: sessizce işini yapan bir sisteme nadir bir ödül — felaket anında birkaç saat içinde ücretsiz uydu verisi.
Toulouse’daki CNES’te doktora araştırmacısı Alexandre Neyret, klasik sensörlere daha ucuz bir alternatif olan koloidal nanokristal kaplı kızılötesi dedektörleri test ediyor. Radyasyon testlerinde nanokristal film, altındaki okuma devresinden çok daha dayanıklı çıktı; hasar ancak gerçek görev seviyelerinin çok üstündeki dozlarda görüldü. Ortaklar arasında Paris Nanobilim Enstitüsü, ISAE-SUPAERO ve Thales Alenia Space var. Bizim yorumumuz: ucuz kızılötesi gözler küçük görevlerin önünü açabilir.
Fransız uzay ajansı, Guyana Uzay Merkezi için kalkıştan sonra roketleri izleyen kameralar olan otomatik optik takip taretleri için çağrıya çıktı. Bizim yorumumuz: Callisto, Vega C, Ariane 6 ve yeni girişimler Kourou’ya yönelirken üs, tasarlandığından çok daha yoğun bir trafiğe hazırlanıyor.
13 Şubat’ta Crew-12 ile fırlatılan Fransız ESA astronotu, bir Avrupalının en uzun tek uzay uçuşu rekorunu kıran yaklaşık sekiz aylık görevini, toplam 19 saat 42 dakikalık üç uzay yürüyüşüyle bitiriyor. 7–8 Ekim’de Köln’e gelmesi ve ESA astronot merkezi ile DLR’nin :envihab tesisinde toparlanması bekleniyor. Bizim yorumumuz: böyle aylar süren kalışlar, Avrupalıların gelecekteki istasyonlarda nasıl yaşayacağının provası.
CNES, NASA’nın 2033’te fırlatmak üzere seçtiği uzak kızılötesi sondası PRIMA’ya Avrupa katkısını koordine ediyor. Fransa’nın ana parçası, yaklaşık −272 °C’ye soğutulan ve CEA ile LAM laboratuvarının Hollanda ve Birleşik Krallık’taki ortaklarla yaptığı PRIMAger kamerası. Bizim yorumumuz: uzak kızılötesi, JWST’nin bile ulaşamadığı tozla örtülü yıldız doğumlarını gösterir; bu gözü de bir Fransız kamerası olacak.
Ağustos’taki yer testlerinde bulunan turbopompa anomalisi nedeniyle bu yıl üç-dört yerine yalnızca bir-iki Ariane 6 fırlatması daha yapılabilecek; ESA bunu 21 Eylül’de doğruladı, ArianeGroup üretim hattını kontrol ediyor. 2027’den itibaren yılda 9–10 uçuş hedefi korunuyor. Bizim yorumumuz: Avrupa’nın ağır roketi çalışıyor ama zayıf noktası artık uçuş sıklığı, hem de müşterilerin SpaceX’e alternatif aradığı bir dönemde.
ESA, Fransız ESA astronotu Sophie Adenot’nun uzaydan çektiği ve Seine’in şehrin içinden kıvrılarak geçtiği bir Paris fotoğrafı yayımladı. Bizim yorumumuz: astronot fotoğrafları kartpostaldan fazlası; bir ülkenin gezegendeki yerini görme biçimlerinden biri.
Sirius Space Services, STAR-1 roket motorunun eksiksiz prototipini ilk kez ateşledi. Aynı hafta başka bir Fransız girişimi HyPrSpace, Baguette One roketinin ilk uçuşunu 2027’ye erteledi. Bizim yorumumuz: Fransa’nın küçük fırlatıcı sahnesi büyüyor; bir motor testi, bir erteleme.
Meteosat Üçüncü Nesil’in ikinci görüntüleyicisi MTG-I2, Kourou’dan Ariane 6’nın VA270 uçuşuyla fırlatıldı ve Avrupa’nın yeni yer eşzamanlı hava durumu uydusu üçlüsünü tamamladı. Bizim yorumumuz: telefonundaki hava tahmini 36.000 km yukarıda başlıyor; Avrupa’nınki de büyük ölçüde Fransız Guyanası’ndan fırlatılan uydulardan geliyor.
ESERO Portekiz’in (Ciência Viva ve ESA) düzenlediği 13. EspAciais öğretmen konferansı, “Sürdürülebilir Şehirler için Uzay” temasıyla 9–10 Ekim’de Lizbon’daki Pavilhão do Conhecimento’da yapılıyor. İlk gün ESA’dan James Carpenter dahil bilim insanları ve mühendisler konuşacak, ikinci gün sınıfa yönelik uygulamalı etkinlikler var. Kayıtlar kapandı ama yer açılabilir. Bizim yorumumuz: öğretmenlere ilham vermek uzay kariyerlerini çoğaltmanın en ucuz yolu.
Yerel yayın organı Mais Ribatejo’nun 7 Ekim’deki haberine göre ABD’li astrofizikçi Neil deGrasse Tyson, 7. Avrupa Roket Yarışması’nın (EuRoC) 16 Ekim saat 11.00’de Constância’da yapılacak açılışının özel konuğu olacak. Portekiz Uzay Ajansı’nın düzenlediği yarışma 15–21 Ekim arasında sürüyor ve Avrupa’nın dört bir yanından 21 üniversite takımında yaklaşık 600 öğrenciyi bir araya getiriyor. Takımlar roketlerini Constância belediye spor salonunda son haline getiriyor; fırlatmalar 17 Ekim’de Santa Margarida askeri atış alanında başlıyor. Haziranda rekor sayıdaki 61 geçerli başvuru arasından seçilenler arasında üç Portekiz takımı da vardı: RED (Instituto Superior Técnico), North Space ve ilk kez katılan MAST (Minho Üniversitesi). Bizim yorumumuz: bir öğrenci etkinliğine ünlü bir isim getirmek, Portekiz’in büyüyen roket yeteneklerini öne çıkarmanın akıllıca bir yolu.
Portekiz’i dört ana üssünden biri sayan uydu üreticisi Open Cosmos, Portekiz ekonomi gazetesi ECO’nun 5 Ekim’deki haberine göre ConnectedCosmos adlı alçak Dünya yörüngesi ağı için 2030’a kadar en az 192 uydu fırlatacak. İlk fırlatmalar 2026’nın sonlarına doğru bekleniyor; 2028 sonunda yörüngede 96’dan fazla uydu olması hedefleniyor. Ağ, güvenli ve dayanıklı bağlantıya ihtiyaç duyan hükümetlere, kurumlara ve şirketlere yönelik. Plan, 300 milyon avroluk bir yatırım turunun ardından geldi; şirketin İngiltere, Yunanistan, İspanya ve Portekiz’deki dört fabrikasında yaklaşık 400 kişi çalışıyor ve günde bir uydu üretilebiliyor. Portekiz’de yaklaşık 50 çalışanı bulunan şirket, Coimbra’da uydu entegrasyonu yapıyor; ülkeye 50 milyon avro yatırım yapmayı ve buradaki ekibini iki katına, yaklaşık 100 kişiye çıkarmayı planlıyor. Bizim yorumumuz: Starlink’e Avrupa’dan rakip olmaya aday bu projede Portekiz’in gerçek bir payı var; asıl soru, 192 uydunun kaçının Coimbra’dan çıkacağı.
Portekiz şirketi Omnidea, şubatta kayyuma devredilen İskoç fırlatma firması Orbex’in varlıklarını 30 Eylül’de satın aldı: Forres’teki iki bina, ekipman, fikri mülkiyet ve marka. 10 milyon avrodan fazla kaynak ayıran şirket, Orbex’in Prime roketinin gelişmiş hâli PrimeNEO’yu geliştirecek; olası fırlatma yerleri Azorlar veya İskoçya. Bizim yorumumuz: Portekiz birden Avrupa’nın küçük roket yarışında söz sahibi oldu.
AEB’nin kıdemli analisti Mônica Oliveira, 30 Eylül’de Rio de Janeiro’daki Latin Amerika Uydu Kongresi’nde ajansın 2027–2036 Ulusal Uzay Faaliyetleri Programı’nı 2026 sonuna kadar yayımlamayı beklediğini söyledi. 2022–2031 planının hafif bir gözden geçirmesi olarak başlayan iş, tümüyle yeni bir programa dönüştü. Bizim yorumumuz: yeniden yazılan plan, yıllardır bekleyen fırlatma ve uydu projelerine para bulmak için bir fırsat; asıl cevabı bütçe kalemleri verecek.
Portekiz, uydu gözlemleri dahil verileri tarım için işe koşmayı amaçlayan Avrupa ortaklığı AgData’ya katıldı. Bizim yorumumuz: bağları, meyve bahçeleri ve giderek kuruyan yazlarıyla bir ülke için toprak nemini ve ürün sağlığını yörüngeden bilmek soyut bilim değil, gelecek sezonun hasadı.
20 Eylül’de 25’i Portekizli, 10’u Estonyalı 35 genç, Novespace’in Airbus A310’uyla her biri yaklaşık 20 saniye ağırlıksızlık veren 15 parabol uçtu; katılımcıların yüzde 60’ı kızdı. Böylece 2022’den beri Portekizli sayısı 146’ya ulaştı. Bizim yorumumuz: ucuz, neşeli ve akılda kalıcı; on yıl sonra mühendise dönüşen türden bir çalışma.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral João Cartaxo Alves’e göre Alverca Uzay Merkezi’ndeki uydu fabrikası Ekim ya da Kasım’da açılacak; 600 kg’ın üzerinde uydular üretecek ve 50’ye kadar mühendis alacak. İspanya ile ortak Atlantik Takımuydusu’nun iki radar uydusu yörüngede, iki tane daha bu yıl gidecek; Azorlar’daki Santa Maria fırlatma üssü de yaklaşık 15 milyon avro alıyor. Bizim yorumumuz: uyduyu yalnızca satın almak değil, üretmek bilgiyi ülkede tutar.
Potiguar Operasyonu’nun ikinci aşamasında Barreira do Inferno fırlatma merkezinden bir VS-30 sonda roketi atıldı; yaklaşık 12,5 dakikalık uçuşta 92 km’ye çıktı ve aralarında mikroyerçekiminde mikroorganizmalar ile yeni bir lityum pilin bulunduğu dört deney taşıdı. Yük hava kuvvetlerince denizden alındı ve PSM-R yörünge altı platformu yeterlilik kazandı. Bizim yorumumuz: birkaç dakikalık ağırlıksızlıktan sonra deneyleri geri almak, Brezilya laboratuvarlarına ucuz ve yerli bir araştırma yolu açıyor.
Portekiz Uzay Ajansı’nın PROSSE programı, Mars CO₂’sinden oksijen üretmekten Lizbon’daki bir merdiven boşluğunu 2,5 saniyelik serbest düşme kulesine çevirmeye kadar beş projeyi destekliyor. 16 başvuru geldi; 2025’te yalnızca iki proje desteklenmişti. Bizim yorumumuz: küçük hibeler, büyük fikirler; merdiven boşluğundan düşme kulesi öğrencileri uzaya bağlayan türden bir buluş.
ARES: Mars CO₂’sinden oksijen150 k€
Ocean2Orbit: mikro yerçekiminde balık molekülleri150 k€
Novaspace’in Portekiz Uzay Ajansı için yaptığı çalışmaya göre sektör 2019–2024’te GSYH’ye 1,2 milyar avro, yılda yaklaşık 4.500 istihdam ve yatırılan her avro için 2,17 avro değer kattı. Yeni şirket kuruluşu yılda 1,9’dan 4,8’e çıktı. Bizim yorumumuz: hâlâ GSYH’nin yaklaşık binde biri ama çok küçük bir tabandan hızla büyüyor.
Brezilya Uzay Araştırmaları Enstitüsü INPE, Dünya gözlem uydusu Amazonia-1B’nin bu ay iki iklim uydusunu taşıyan Vega C ile fırlatılması için sözleşme imzaladı. Bizim yorumumuz: Amazon, yörüngeden izlemenin en çok önem taşıdığı yerlerden biri; Brezilya’nın kendi gözlerinin yol bulması güzel.
Open Cosmos, 8 Ekim’de Atina’da Yunanistan’da günde bire varan hızla haberleşme uydusu seri üretimi planını tanıttı. Yunan iştiraki Open Cosmos Aegean, ilk aşamada 600 m² temiz oda içeren 4.000 m²’lik yeni tesisine taşınıyor; 40’a yakın olan çalışan sayısını 2030’a kadar 300’ün üzerine çıkarmayı hedefliyor. Uydular, 5 Ekim’de duyurulan ve çekirdeği 192 uydudan oluşan alçak yörünge ağı ConnectedCosmos için; bunların 96’dan fazlasının 2028 sonuna kadar yörüngede olması planlanıyor. Şirket ayrıca Yunanistan’ın ulusal mikro uydu programı için yedi uydu üretiyor: Hyperion GR-1 temmuzda fırlatıldı, diğer altısı hazır ya da son montajda. Bizim yorumumuz: ICEYE’nin de Yunanistan’da fabrika planlamasıyla ülke uydu alıcısından uydu üreticisine dönüşüyor; zor olan bu hızları tutturmak.
Atina merkezli kâr amacı gütmeyen Libre Space Foundation, 1 Ekim’de Vandenberg’den fırlatılan SpaceX Transporter-18 görevindeki, kendi teknolojisini kullanan sekiz pikouydunun tamamının çalıştığını açıkladı. Bunların dördü, Yunanistan adına kayıtlı SIDLOC PocketQube’ları; küçük uyduların kendini tanıtmasını ve yerden izlenmesini sağlayan açık bir standardı deniyor. Üçü, vakfın açık kaynak tasarımlarıyla AMSAT Deutschland için üretildi. Sekizincisi ise Kazakistan Uzay Ajansı’nın vakfa başvurması üzerine Astana’daki bir Nazarbayev Entelektüel Okulu öğrencileri için hazırlanan 5 cm’lik bir küp. Hepsini vakfın 50’den fazla ülkede 400’ü aşkın yer istasyonundan oluşan SatNOGS ağı dinliyor. Bizim yorumumuz: alçak yörünge kalabalıklaşırken açık donanım ihraç eden küçük bir ekip, sessiz ama etkileyici bir model.
Dijital Yönetişim Bakanı Dimitris Papastergiou’ya göre Yunanistan, 350 milyon avroluk HELLAS-SPACE 2.0’ı yaklaşık 200 milyon avroluk ulusal mikro uydu programıyla birleştiriyor; 2030’a kadar toplam 550 milyon avroyu aşıyor. Finlandiyalı ICEYE, yılda 150 uydu üretebilecek ve 100’den fazla iş yaratacak bir tesis planlıyor; Open Cosmos zaten Pallini’de. Hedef, sözleşmelerin en az yarısının Yunan firmalarına gitmesi. Bizim yorumumuz: uzay ülkesi yalnızca fonla değil, fabrikayla olur.
NOESIS bilim merkezi ve teknoloji müzesi, Dünya Uzay Haftası’nı beşinci kez “Roket Devrimi” temasıyla kutluyor. 9 Ekim’de bir ilkokul, sınıfları ISS’e bağlayan ARISS programı kapsamında planetaryumdan canlı “Uzay Görevi 301” sunumu yapacak. 10 Ekim’de aile gösterileri, yarışmalar, uzay trafiği ve tehlikeli asteroitlere karşı gezegen savunması üzerine bilim kafe ve yeni bir planetaryum filminin galası var. Bizim yorumumuz: kuzey Yunanistan’daki aileler için kolay ve güzel bir hafta sonu programı.
Yunan Uzay Merkezi, yeni ulusal uzay programına katılmak isteyen şirketler ve araştırmacılar için 9 Ekim’de bir bilgilendirme günü düzenleyecek. Bizim yorumumuz: para açıklandı; Yunan laboratuvarlarının ve girişimlerinin paylarını nasıl alacaklarını öğrenecekleri an bu.
Adrianos Golemis, komutanlığını Thomas Pesquet’nin yapacağı PAM-6 göreviyle en erken Temmuz 2027’de Uluslararası Uzay İstasyonu’na uçacak. Yunan bilim insanları biyotıp, hücre biyolojisi, malzeme, Dünya gözlemi, gıda teknolojisi ve eğitim alanlarında deney önerdi; çalışmayı Yunan Uzay Merkezi’nden gezegen bilimci Anezina Solomonidou koordine ediyor. Bizim yorumumuz: şimdi seçilen deneyler, uçuşun kendisinden çok daha uzun süre önemli olacak.
25 Eylül’de gözlemevi Thiseio ve Penteli’deki yerleşkelerini 17.00’den itibaren deneyler, çocuk atölyeleri, söyleşiler ve Atina göğü altında gözlem için açtı; konular Güneş, Ay ve kara deliklerden depremlere, tsunamilere ve uzaydan görülen iklime uzandı. Bizim yorumumuz: geleceğin gökbilimcileri böyle halka açık gecelerde başlar; yakınındaki sıradakiler etkinlikler sayfamızda.
Yunanistan 2.0 kurtarma planından finanse edilen ve ESA ile geliştirilen program; çok yüksek çözünürlüklü Dünya gözlem uyduları, orman yangınlarını yakalayan termal kameralar, güvenli uydu bağlantıları, uzay gözetimi ve üniversiteler ile girişimlere destek sağlayacak. Bizim yorumumuz: yangınlarla geçen yazlardan sonra ısıyı yörüngeden gören uydular, bir uzay bütçesinin alabileceği en işe yarar şeylerden.
Yunan Uzay Merkezi’nden Dr. Anezina Solomonidou’nun liderliğindeki uluslararası ekip, Ganymede’de bir zamanlar suca zengin malzemenin püskürdüğü buz volkanları olabilecek dört çöküntü buldu. Juice’un MAJIS spektrometresi ve JANUS kamerası bunları 2031 sonrasında inceleyecek. Bizim yorumumuz: bu haftaki Dünya geçişi Juice’u Yunan bilim insanlarının seçtiği hedeflere bir adım daha yaklaştırdı.
Mayıs’ta on üç Avrupa uydusu tek bir paylaşımlı fırlatmayla yörüngeye ulaştı ve İtalyan ile Yunan gözlem programlarına yeni yetenekler ekledi. Bizim yorumumuz: paylaşımlı fırlatmalar, küçük uzay ülkelerinin yörüngeye uygun maliyetle çıkma yolu; Yunanistan bunu iyi kullanıyor.
ESA Şubat’ta, Yunanistan’ın MICE-1 ve PHASMA uydularının ekiplerinin tüm araçlarla temas kurduğunu ve devreye alma sürecinde olduklarını bildirdi. Ulusal küçük uydu programında yedi görev var; ERMIS, OptiSat, PeakSat ve Hellenic Space Dawn 2026 için planlandı. Bizim yorumumuz: yedi küçük görev, tek büyük görevden daha çok mühendis yetiştirir.
İtalya Uzay Ajansı (ASI), uzay için manyetometrelere odaklanan ACDC_Q 2026 ulusal konferansına 8–9 Ekim’de Matera’daki “Giuseppe Colombo” Uzay Merkezi’nde ev sahipliği yapıyor. 14 kuruluştan katılımcıların altı tema altında yaptığı 16 sunumda elmas NV merkezli sensörler, SQUID’ler, optik pompalamalı manyetometreler, spintronik cihazlar ve MEMS ele alınıyor. Toplantı, Belçikalı IMEC’in koordine ettiği, yaklaşık 5 milyon avro AB katkılı ve 1 Ocak 2025’te başlayan 48 aylık Horizon Europe projesi ACDC_Q’nun bir parçası. Amaç, elmas tabanlı kuantum sensörleri daha küçük, dayanıklı ve hassas hale getirmek; uzayda manyetik alan ölçümü üç hedef uygulamadan biri. ASI, görev gereksinimlerini belirliyor ve elmas örnekleri darbeli elektron demetleriyle ışınlayarak iyileştiriyor. Bizim yorumumuz: kuantum sensörler laboratuvardan çıkıyor ve uzayda manyetik alan ölçmek, işe yarayacakları ilk alanlardan biri olabilir.
İtalyan Leonardo ve ortak girişimi Telespazio (yüzde 67 Leonardo, yüzde 33 Thales), Antalya’daki IAC’de Japon ispace ve Avrupa şubesiyle bir mutabakat zaptı imzaladı. Anlaşma, 2025’te başlayan Telespazio–ispace iş birliğini genişletiyor ve Leonardo’nun Uzay Bölümü’nü de dahil ediyor; odakta Ay iletişimi, konumlama, seyrüsefer ve zamanlama (PNT) ile Ay yörüngesine taşıma hizmetleri var. İlk hedef, endüstriyel liderliğini Telespazio’nun yaptığı ESA’nın Moonlight ağı: taraflar, Moonlight uydularını Ay yörüngesine taşımak için ispace’in yörünge transfer aracını kullanmayı inceleyecek. Leonardo ayrıca ayrı bir anlaşmayla İsveçli Unibap ile iş birliğini yeniledi; geliştirilmiş iX20 uydu bilgisayarı, Leonardo’nun Space Guardian Yer gözlem takımyıldızında uçacak. Mali ayrıntılar açıklanmadı. Bizim yorumumuz: Moonlight, Avrupa’nın Ay ekonomisine giriş bileti; İtalya hem ağın hem de taşımanın sahibi olmak istiyor.
Sardinya’nın Olbia kentindeki Havacılık ve Uzay Festivali’nde ASI, ESA, milletvekilleri, üniversiteler ve sanayi 2 Ekim’de Ay kaynaklarının kullanımını konuştu: regolit, su buzu, oksijen, yakıt, 3B baskıyla inşaat ve robotik. ASI bilim direktörü Mario Cosmo, Ay toprağından oksijen çıkarmak için Eylül 2029’a planlanan Oracle deneyini öne çıkardı. Bizim yorumumuz: yerinde kaynak kullanımı Ay ziyaretlerini bir Ay ekonomisine çevirir.
OHB Italia’nın ürettiği 25 kg’lık sekiz uydu, 1 Ekim’de Vandenberg’den SpaceX’in Transporter-18 görevine katıldı ve 24 uyduluk Eaglet II takımyıldızı bir yıldan kısa sürede tamamlandı. Diğer 15 uyduyla birlikte, ASI’nin ESA ile yürüttüğü ve kurtarma planıyla finanse edilen IRIDE yer gözlem programı artık yörüngede 39 uyduya sahip; kameralar ve gemi takibi için AIS alıcıları taşıyorlar. Bizim yorumumuz: İtalya sel, yangın ve kıyılar için kendi ulusal gözüne kavuştu.
İtalya, NASA’nın Ay üssü için Thales Alenia Space’in yaptığı 15 tonluk, 6 metrelik basınçlı Çok Amaçlı Yaşam Modülü’ne 5 milyar dolardan fazla ayırdı; karşılığında gelecekteki inişlerde İtalyan astronotlar için iki koltuk aldı. Modül Mayıs’ta gereksinim incelemesini geçti, hedef 2033’te fırlatma. Bizim yorumumuz: bir Avrupa ülkesinin kendi vatandaşını Ay’a indirmek için bulduğu en doğrudan yol bu.
İtalyan Uzay Ajansı’nın olağanüstü komiseri Büyükelçi Mario Cospito, 2026–2027 döneminde BM Uzayın Barışçıl Kullanımı Komitesi’ne (COPUOS) başkanlık edecek; görev önce, vefat eden ASI Başkanı Teodoro Valente için önerilmişti. İtalya 1959’da COPUOS’un kurucuları arasındaydı; komitenin bugün 110 üyesi var. Bizim yorumumuz: kalabalık yörüngelerin trafik kuralları bu odada yazılıyor; elde tutulmaya değer bir koltuk.
Avio’nun bilanço toplantısında Genel Müdür Giulio Ranzo, 2028 sonrası için bazı Falcon 9 rezervasyonlarını kabul etmeyi bırakan SpaceX’in geri çevirdiği müşterilerin Avio’ya geldiğini söyledi. Vega C bugün yılda dört kez uçabiliyor; daha fazla yatırım ve ESA desteğiyle bu altıya çıkabilir. Bizim yorumumuz: pazar lideri dolunca Avrupa’nın küçük roketleri kazanır, ama işi alabilecek sıklıkta uçabilirlerse.
Kourou’dan VV30 uçuşu, bitkilerin fotosentez yaparken yaydığı zayıf ışımayı ölçen ESA’nın FLEX uydusunu ve okyanus ile karaları izleyen Copernicus Sentinel-3C’yi taşıdı. Bu, tamamen İtalyan Avio tarafından yürütülen ikinci Vega C fırlatmasıydı. Bizim yorumumuz: büyük Ariane 6 tökezlerken Avrupa’nın küçük roketi sessizce ritmini buluyor.
Avio, çevre başvurularına göre Sardinya’dan yörünge altı bir sıçramayla gelecekteki roketlerinin teknolojisini deneyecek FD1 uçuş gösterim aracının entegrasyonunu tamamladı. Bizim yorumumuz: yıllarca ESA için tasarlanmış roketleri uçurduktan sonra Avio artık donanımını kendi koşullarıyla deniyor.
Üç yönetim kurulu üyesinin istifası ve kurulun dağılmasının ardından kariyer diplomatı Mario Cospito, ASI’nin olağanüstü komiserliğine atandı. Bizim yorumumuz: İtalya hem Ay modülünü finanse ediyor hem Vega C uçuruyorken zamanlama hassas; ajansta istikrar roketler kadar önemli.
ESA, test pilotu deneyimini gerekçe göstererek ilk Artemis mürettebat yerine İtalyan Luca Parmitano’yu atadı; bu, Kasım 2025’te kararlaştırılan sıralamadan bir sapma. Bizim yorumumuz: yaşam modülü anlaşmasıyla birlikte İtalya, Ay konusunda Avrupa’nın en güçlü eline sahip.
Uzay ajanslarını ve uzman basını takip ediyor, haberleri seçiyor, başlığı ve kısa yorumu kendimiz yazıyoruz. Haber metinlerini kopyalamıyoruz; her haber kaynağına bağlanıyor. Grafiklerdeki sayılar bağlantı verilen kaynaktan.